Home » Alevilik » SEN KİMİN ALEV’İ SİSİN

SEN KİMİN ALEV’İ SİSİN

SEN KİMİN ALEV-İSİSİN?
Oldukça çok Alevilikle ilgili sayfalar var. Kızılbaşlık, Ehlibeyt, Pir Sultan, Hacı Bektaş, Yöresel ve bölgesel olanlarla sayısını da bilmiyorum.
Kendime göre ciddi gördüğüm bazı siteleri takip ediyorum. Paylaşımları okuyorum.
Yeraltında sarı öküzün tüyünü ırgalatan da var, güneş sistemine çıkartanda.
5 vakit namaz kıldıran da var, namaz yok diyen de, “Tanrı benim” diyen de,
“Haşa Allah var” diyen de.
Yok yok. Körün fil tarifini geçti bu işlerle uğraşan. Hatta ve hatta, grup, ırk,
Türk, Kürd, Zaza, Şia, Atatürkçü, Apocu, Şaman, Zerdüş, Alici, Muhammetçi, İslam dışı, içi, yanı, yöresi, devrimci, liberal, ulusalcı, Fetocu ( İzettin Doğan)
Tayyocu “Alevi çalıştayı,” rantçı, çıkarcı, yalaka, milliyetçi saymakla bitmiyor. Buna benzer aynı siteler çoğunlukta.
Sahi sen kimin Alevisisin?
“Alev-ilik İslam Dışı” deniliyor ve biride İslam birliği çağırısı yapıyor!
Kulaktan dolma öğrenmişler, resmi ideolojden önrendiği Alev-iliği savunanlar,
Devletin öngördüğü Alev-iliği kan ve can pahasına savunanlar…
Geçen hafta bu sayfanın, özel bölümünde talihsiz bir tartışma tuzağına düştüm.
Çok üzgünüm. Benimle oturup bir dakika sohbet etmemiş, şahsen tanımamış,
ama beni yargılar konumda, kocaman bir savunucu neyi niçin savunduğunu bilmeden korkunç saldırı ve hakaretler…
Beni tanısa anlarım tabi ki. 78′ lilerin kurucularından biri olduğumu, Hak-Der, Alev-i Akedemisi, (Şimdi İzettinci olmuş o başka) Alev-i konfederasyonun kurucuları arasında olduğumu, helede Devrimci ve Sosyalist olduğumu tanımadan, araştırıp sormadan, Devrimci Aleviler Birliği’ nin Hollanda kadrosunda olduğu için, kendini Kafdağının arkasında sanan bir delikanlıyla
üzücü bir tartışma yaşadım.
İşte ondan dolayı sordum bu soruyu. Alev-ilikte önce, adap vardır.
Ahlak vardır, yol vardır ikrar vardır.
Hem “Devrimci Alev-iler birliği” dersin ve savunucusu olursun, öbür tarafta da
“İslam birliği” diyenin savunucusu ve fedaisi olursun.
Herkes nerde nasıl olursa olsun, “Alev-iyim” diyen önce, İslamı içine almasın,
Irkçılığı, particiliği, bir insana tapmayı, (Kulluğu) taraf tutmayı, kayırmacılığı
unutması gerekir.
Yani sade insan olmaktır Alev-ilik anlayışı.
İnsan; bir damla sudandır! Aslında hareket eden her canlı bir damla sudandır.
O, bir damla su CEN’ dir. Cen-cana düşünce canlı olur… ( Dahasını ilerdeki çıkacak kitabımda açıklayacağım.
Daha, atmosferde, gaz bulutuyken dünya, sonradan bu halini alışından bu güne kadar, ilk canlıların genindenim.
IRK diye bir şeyin olduğunu bilim kabul görmez!
Hepimiz tek canlının soyundanız. Bu yol süreklilik yoludur, ilk canlıdan bu güne ışık tutanların yoludur.
Dünya’ da bu anlayışı yaşatanın adı da ALEV-lilerdir! ALEVİLER mi?
Anadır. Ateştir. Sudur, topraktır, Evrendir, ne Havva anası, kim doğurttu onu, o, dünkü çocuktur.
Canlar, dostlar, yoldaşlar “Aelv-iyim diyen bir birey, başkasının uydusuna giremez, kimseye köle olamaz, kul olamaz.
Bu kulluk, Atatürkçülükde olsa, Apoculukta olsa, ya da, Feto ve Tayyoculukta olsa…
Biz, komin’ ciyiz. Çünkü; Komini asırlarca yaşamışız!
Biz, İmeceyi iyi biliriz, empatiyi, saygıyı, âdabı, hakkı, adaleti, eşitliği iyi biliriz.
Bizim kitabımız yok.
Gönül kabemiz ve kitabımızdır.
“Her ne varsa şu alemde
Hepsi mevcuttur ademde” diyen Yunus Emre’ nin “Evren’ in minyatür şekli olduğumuzu söylediği bilincindeyiz.
Yeryüzü bizimdir, sınır bilmeyiz.
Ama merkezimiz Anadoludur ve bu bilinmelidir.
Çok renkli olun ama, özünüzü kayıp etmeyin!
Sevgilerimle.
26 Temmuz 2017
Bektaş Tosun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
*