Home » Alevilik » MİTOLOJİDE ALEVİ FELSEFESİ VE XIZIR

MİTOLOJİDE ALEVİ FELSEFESİ VE XIZIR

-Ali Koçak-
Alevi Mitolojisinde ve Felsefesinde aktarılan belegteki bilgilere göre. Hakla Hakk olmak için 3 Çıle ayı vardır bu ayların her biri 40 gündür, Tamamı 126 gün. Bu günlerde Pirler Gağan/ Gağand la başlıyarak Taliblerinin Görgü, Sorgu ve İkrar Erkanlarını yürütürler. Bu Erkanları Reya HEQ / Hakk Yolu Alevilerin Yol süregine göre anlatmaya çalışacağım.
Birinci Çıleye Kurmacı ve Kurmanciki konuşan Reya HEQ Alevileri Maha GAĞANDE/ GAĞANE 21 Aralık Gündönümünde sonra gelen ilk Perşembe Başlar ve 40 Gün sonra 3 Şubatta İkinci Çıle Başlar ve Cem-Re leride içine alarak 20 Martta biter. Normal olarak Xızır Çılesi 40 gün olması gerekirken Bazı yıllarda bu 46 güne kadar çıkar. Üçüncü Çıle 26 Mart Hallacı Mansurun Canının alındığı gün başlar, tam 40 gün sürer ve 5 , 6 Mayıs Hıdır-İlyasla son bulur.
5 , 6 Mayıstan sonra Req HEQ Alevileri, Kasımın sonuna kadar yaşamlarını idame edebilmek için üretim yaparlar. Üretmeyen tüketemez dusturu ile herkes şu veya bu şekilde bir iş yaparak üretime katkıda bulunur.
Gağand/Gağanı ve paylaşım bayramını bir önceki yazımızda anlatmıştık.
Gağand günü Ev Ev dolaşan Kalık/İhtiyar, Pirik/Nine, Koçek/Arap/Koruyucu ve çocuklarle girdikleri evlerden Kalık/yaşlı evin durumunu, geçimini çocuklara neşeli anlatımlar içinde eksiklikleri sorar ve evin geçim sıkıntısının olup olmadığını, evdeki un, bulgur, yağ, çökelek gibi zaruri ihtiyaçlarında yeterli olup olmadığınıda çocuklardan öğrenir ve not eder. Pire, Reybere anlatır, Pirde Hali vakti yerinde olanlara söyler ve o fakir ailelere yardımın ulaşmasını sağlar. Bu yardımı Pirin Gulbangı ile Darda pekiştirilerek yerine gelmesi sağlanır. Xızır da, Pir Görgü sorgu, ve ikrar Cemleri için geldiğinde, Hali vakti yerinde olan evlere uğrar oralarda rızalıkla verilen çeralıkların bir kısmını o fakir ailelere evlerine giderek paylaşır, hal ve hatırlarını sorar ve yardımın yapıldığının teyidini aldıktan sonrada yardımı yapan aileleri ziyaret edr hal hatır sorduktan sonra aileye o yardım lokmaları için gulbang verir. Rızalığını sunar cemdede bunlara kısada olsa övgü ile söz eder.
2022 Yılında Xızır Çılesi 3 Şubatta Perşembe günü başlar 20 Mart Cem-Re lerin bitmesi ile son bulur.
( Cemre diye yazmadığımın cevabını sonra cemreleri anlatırken neden böyle olduğunu açıklıyarak anlatacağım amma kısacası CEM= GÜNEŞ. RE= YOL. CemRe güneşte gelen yol)
İkinci Çıleyi ikiye ayırark anlatmaya çalışacağız.
Birncide .: Xızır Niyetleri, Oruçları, Lokmaları, Sorgular, Görgüler, İkrar vermeler ve XIZIR CEMLERİ ile bağlamaya çalışacağız.
İkincide.: Cem-Re leri Heft Malları Ma-Tem’i anlaracağız.
Neden Xızır oruçları, niyetleri, cemleri tüm Aleviler tarafında aynı zamanda yapılmıyor ?
Bir Ocağa bağlı olan aşiretler ayrı ayrı köylerde ve bölgelerde yaşadıkları için Pir kendi güzergahını önceden belirler ve taliblerine bildirir. Pir gelişine göre Canlarda oruçlarını tutar ve sonrada Xızır Cemi bağlarlar. Bazen bu yıl gibi 3 hafta sürer.
3 Şubatta başlayan Xızır 10 şubatta biter. 11 şubatta başlayan Xızır 17 Şubatta biter. 18 Şubatta başlayan Xızır 24 Şubatta biter.
26 Şubatta CemRe ler başlar 20 Martta biter vw Newroz bayramı ile taçlandırılır.
2022 Yılında 3 Hafta sorgu, görgü ve İkrar bağlama Cemleri yapılabilinir.
Pir geldiği köyde, mahallede Taliblerin evlerini tek tek dolaşır, hal hatırlarını sorar küskünler, dargınlar ve müşkülleri olanları hal eder ve barıştırır. Hanelere gulbang verir. Talibleri memnun eder ve onlarda kendi rızalıkları ile Pirine hakkullah ve ya Çeralık verirler. Pirde Gağandda belirlenen fakir evlere gider daha önce yardımın yapılıp yapılmadığını öğrenir ve o güne kadar topladığı hakkulahtan bir kısmını kendisine ayırır ve geri kalanınıda fakirler arasında pay eder. Aslında Pirin yapması gereken de budur. Günümüzde pirlerimiz istisnalar hariç hep bana, hep bana deyip cebe indiriyorlar. İşte bizimde tam anlatmak istediğimiz budur. Pir Talibini düşünecekki Talib Pirini bilsin. Bu bize şunu gösteriyor, benliğimizi ve nefsimiz yeneceğizki Pir olabilelim. Yenemezsak teslim oluruz, teslimiyette bizi yoldan uzaklaştırır. Yola kendini ( Makam ve Mevki) ve çıkarını düşünmeden hizmet edenlere aşk ola.
XIZIR ORUCU.
Önce oruçlar nasıl ortaya çıktı.: Mezopotamya, İran Pılatosundan, Hazar Havzası Halklarıyla, Kafkaslara, Anadoludan Tırakyaya kadar olan bölgelerde, Asyada yaşayan Ana-Soylu-Kılanlar ayaşadığı bölgelere ve iklime göre doğanın sunduğu yiyeceklerle yaşamlarını idame ederlerdi.
Malüm Kuzey yarı kürede kışlar soğuk ve yiyecekler daima kıt kanat olurdu. Toplayıcı ve avcı olan bu topluluklarda özel mülkiyet yoktu herkes birbiri için çalışır ve ürettiklerini, topladıklarını, avladıklarını ortak tüketirlerdi. Kışın ortalarına doğru yiyecekler azalırdı, bahara, yaza çıkmak için bir şey yapılmalı ama ne ? Hava soğuk her tarafta metrelerce Kar, av yok, meyve yok. Bir tek çare var, oda kılanın güçlü Canları/insanları günde bir sefer yiyecek tüketmelerine karar verilir ve uygulanır. Bu arada Ateşi fark edilmiş,; Ateşi getirdikleri Adırgahlarında/Ocaklarında Ateşin etrafında oturarak toplu halde sohbetler yapıyorlar ve yaşlı bilgeler gençlere hayat tecrübelerini aktarıyorlar. Kış aylarında Ocaklarını aynı zamanda hayat okulu olarak kulanıyorlardı.
Kılanın bilge insanları, gençler ve diğer canlar tecrübelerini aktarıyor ve o tecrübelerin pıratikte uygulanmasını sağlıyorlardı.
Bu günde bir sefer yiyecek tüketiminide kılanın bilgeleri, yillarca takip ederek bakıyorlarki günde bir sefer yiyecek tüketenler, diğerlerine nazaran daha sağlıklı oldukları fark ediliyor.
Bu hem sağlık bakımında hemde yiyeceklerin az tüketilmesi Kılanı dahada rahatlatmış oluyordu. Kılanın Yöneticileri Özelikle Analar bu kış aylarına bir özgünlük / kutsiyet yükliyerek, Oruçların gelenek haline gelmesini sağlamış oldular. Tarihin derinliklerinde gelen bu gelenk giderek Gağand/Gağan, Xızır, Heft-Mal ve Nevroz olarak adlandırılıp her özgünlüğün bitimini Bayram olarak kutladılar ve günümüze kadar geldi.
Xızır Orucu günü geldiğinde, Sonbaharda hazırlanmış olan Xızır Kütüğünün Ocakta yakılması ile başlar, son Xızır orucu akşamına kadar sürer. Xızır Akşamı İkrar, Görgü, sorgu yürütülen Xızır Cemleri yapılır.
Oruç tutmak aç kalmak değildir. Bedendeki fazlalıkları, toksinleri dışarı atmak, vucudumuza sağlık bakımında yardımcı olmaktır. Xızırda Pirlerimizde, Bilge Canlarımızda aldığımız bilgilerle manevi gıdamızı almaktır.
Xızır niyetleri oruçları. Sorgu ve görgüden geçerken Pirden, nasihatlar, nefesler ve gulbanglar dinliyerek Ruhen rahatlamktır. Koca senenin yükünü, Hak meydanına bırakarak ruhen hafifleyip, rahatlıyarak eve dönmektir.
Cemlerimizi ağlama duvarı yapanlar. Hakk Yolunda eksiklik yapıyorlar. Cemde ağlanmaz aksine hafiflenip gümenin olması gereken bir erkandır.
Xızır Ceminde Ceme katılanlar senelik arınma dediğimiz sorgudan geçer ve özüyla dara kalkarak Ceme katılan canların verdiği Rızalılarla, yada bir müşkül varsa o müşkülün toplum içinde bir daha olmaması için barışa götüren ve rızalıkla haledilen bir madiyat veya maneviyatla Rızalık alınıp verilir.
Bu insanı piskolojik olarak rahatlamsı ve toplumun içinde rahat dolaşmasını sağlar. Tabiiki daha ağır durumlar olursa toplumun vereceği karar Pirin orta yolu bulması ile barışın sağlanması ve ya bu barışın beli bir süre geri atılmasına bir kaç yıla kadar gitmesi veya yol düşkünüde ilanda ilebilinir.. Burda Pir Divanı Hakimlik yapar. Verilen kararın yola uygunluğuna bakarak kararı onaylar.
Hakk Yolunda Açılan adalet meydanı hiç bir zaman için ceza vermek için açılmaz. Aksine canların barış içinde birlikte yaşamaları için hak ve adalet meydanı olarak açılır.
Her tarafta hatta köyden köye aynı olmayan Xızır gelenekleri değişen küçük ayrıntılarıda var. Bu küçük ayrıntılara rağmen.Yolun EDEB-ERKAN’ında Xızırın bize verdiği huzur ve İkrara bağlılığımızdaki yeri aynıdır. Dağı, Taşı, suyun kaynağını, ağacı, havanı, börtü böceğin hakkına gösterdiğimiz saygı ve canlılığın adıdır Xızır. Xızırı böylece inancımızın içinde soyut değil somutlaştırmış oluruz. Fakat hiç bir zaman kişileştirmeyiz. Oysaki tüm Mitlerde, anlatımlarda Xızıra verilen sıfatlarda eril olarak lanse edilmiştir. Alevilik / Reya HEQ / Hakk Yolunda hiç bir sıfatın, hiç bir imgenin cinsiyeti yoktur. Tecrübeli ve bilgili olmasına verilen, Aksakallı, Aksaçlı, Boz atlı Xızır ve Hz. Xızır bize tek tanrılı, kitaplı dinlerin dayatmasıdır. Ayağımız kayıp düştüğümüzde bizi bir çocuk, bir kadın veya bir erkek kaldırabilir. Ya da suya düştüğümüzde sarıldığımız kaya veya bir kütük bizi kıyıya çıkartmışsa ki bu mümkün. İşte bize o anda yardım eden Xızırımızdır. Yani biz ve doğamızla birbirimizin Xızırıyız.
Fakat İnançsal olarak gönlümüzde heran bir kurtarıcımız var. Dileklerimizi, muratlarımızı, isteklerimizi sunduğumuz ve onların yerine gelmesi için birinde yardım dilerken yetiş ya Xızır deriz. Burdaki Xızır, duygusal zekamızla var ettiğimiz gizde kalan bir kahramanımızdır. Xızırın gizdeki yanını mutlaka canlı tutmak gerekir. Yoksa piskolojik sorunlarımızı, başkasına anlatamadığımız sorunlarımız var onlar bizi içten içe kemirmeye devam eder. İşte bu Arzularımızı Xızıra, bir ziyarete anlatarak rahatlamış oluruz. Bu maneviyatı kıyıya atmamız mümkün değil.
Alevilkte Xızır böyle bir Özgünlüktür.
Xızır orucu doağnın canlanmasına, günlerin uzamasına, Bı-Har’ın / Bahar ın gelmesine doğaya, Havaya, Suya, Güneşe ve Toprağa bir teşekürdür. Bı ile Har Ateş/ Isı dır BıHar’a teşekürdür.
Xızır Kütüğümüz Ocağımızda yanmaya devam ediyor.
Cemden sonra eve gelen aile bireyleri. Ailenin genç kızına Kilerde bir Beyaz bezin üstüne un veya kavurga üyütülmüşse kavut elenir ve o bezin yanınada bir delil uyandırılır, o gece dış kapı hariç tüm iç kapılar acık tutulur ki Xızır evin her tarafını gezsin.
Burda dikat etmemiz gereken unu bir kadının/ Kızın elemesidir. Her oçağın sahibinin bir ana olduğunu vurgulamaktır.
Sabahleyin evin anası kalkar önce dış kapıyı açar ve sağına soluna niyaz olur. Xızıra ve yeni güne, Güneşe seslenir, dileklerini niyetlerini sıralar her varlık için kapı komşular için ve fakir fukara için isteklerini sunar ve sonunda bizi, çoluk çocuğumuzu, Hanemizide unutla der eline niyaz olur ve tekrar kapının sağ sol çerçevelerine niyaz olur.
Ya Xzırı hoş geldin der kilere gider. Xızırın gelmesi filen olmasada niyatlerle Xızır o haneya uğramış ve ordaki Kavut veya Una el sürmüş olarak kabul edilir. Ve o un veya kavutta kömbe yapılır ziyaretlere gidilir ve Lokmalar ziyarette bölünür kuşun kurdun lokması ziyarete teslim edilir. Geri kalan lokmalarda komşularla paylaşılır.
Xızırın, somut olması Lokmanın içnde olupa komşulara, kurda kuşa şifa vermesidir. Soyut olması gönlümüzde daima bir sevgi ile hep bizimle birlikte olmasıdır. Okumakla İkrarla bilgiyle, kinimiz, kibirimizi, benliğimizi ve önyargımızı bırakırız. Bunlaraı bıraktığımızda.
Bir yetime, bir kimsesize yardım etmeyi bilir ve onlara Xızır oluruz. Böylece, Xızır.
”Bir İnsanın Vicdanında ete kemiğe bürünmüş bir Halidir.”
30 Ocak 2022 Berlin Eli Msor ( Ali Koçak )

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
*