Home » Alevilik » İLAHİ ADALET

İLAHİ ADALET

ILAHI ADALET

“Doğa dengeler üzerine kurulmuş” doğrudur. O zaman doğaya uygun bir adalet oluşturalım mı? Mesela; Doğa boşluk kaldırmaz. Bulut yoksa Güneş, güneş yoksa, Ay, Ay yoksa yıldızlar alır yerini.
Ne demişti Yunus Ermre; “ Her ne varsa şu alemde, hepsi mevcuttur adem de!”
Demek ki, adem (İnsan) evrenin bir parçası ve en küçültülmüş şeklidir!
Ne demişti Veysel Şatıroğlu (Aşık veysel) “İnsan kısım kısım, yer damar damar”
demişti. Görmeden görmüş bu doğanın yapısını. Bir tesadüf değil bunlar. Bizlere rehberlik için görevini doğa vermiş insana. Mevlana ne demiş; “Güneşe tanrı desem yeridir” demiş bir mesnevisinde.
İşte; doğanın gelişim sürecini biraz irdelersek, sabırsal bir süreç içinde ve evrimselliği
süreçleri, bir sabır ve bir olgunlukla, her şeyin olgunlanmasını bekleyip, olgunuluklarını deneyerek bu güne kadar gelmiştir.
Belki tek hesaba katamadığı insan oğlu olmuştur, Doğa kendi yarattıkları arasında. Yaman, çetin, hırslı, bencil, çıkarcı, doymak bilmeyen, ihanetçi, ikiyüzlü, benmerkezci ve daha bin bir özellikleri olan, sıfatı bellli ama ne yapacağı nasıl davaranacağı belirsiz, insana renk koyan, ırk koyan, cinsiyet ayrımı koyan, korku (Tanrı) aşılayan, doğallıktan öte, kendini yaratıcı sayan, efendi olan, bey olan sayısız sıfanları bünyesinde besleyen, beyninde her türlü düşünce bulunan, acımasızlık ve şefkatlık besleyen bir varlığı adalete nasıl davet ede biliriz ve adaleti nasıl benimsete biliriz?
Yani önce kendimizden başlamalayız adalet için.
Güneş bir örnek mi adalet için?
Evet.
Herkese eşit şekilde doğan, her bölge ve cografyaya uygun ışın veren, zamanını hiç şaşırtmayan, mevsimlere saygılı bir mesafede bulunan davranışı neden örnek olmasın adalete?
Toprak örnek ola bilir mi adalete?
Evet.
Her şeyi üreten, her ürettiğini geli kabul eden, verdiğini hiç af etmeden geri alan, kimseye bakilik fırsatı tanımayan, suyu içip, geri buhar olarak gönderen, güneşten aldığını geri güneşe yansıtan bir dengeli adlet bize neden örnek olmasın ki?
Su örnek mi adalet için?
Evet.
Bizim (İnsan) soyumuz ve ilk oluşumumuz bir damla (sperm)sudur. Enerjidir, toprağın besin kaynağıdır, susuz yaşamının mümkün olmayacağıdır.
O, zaman “İlahi Adalet” bizlerin tek seçeneğidir ve şeri’ yi, dogmatik olanı kabul etmez.
İnasan vicadını, doğa kanunudur.
İlahi adalet de insan vicadanıdır.
İnsan vicadanı ve doğa kanunu bir bütündür. Etki ve tepkiyi kaldırmaz.
Doğa dengesini bozan vicanı dengesini bozmuş olur.
Doğa dengesi bozulunca, adaletin var olmasını beklemek kocaman bir adaltmacadır.
Varoluştan yana olmayan, doğal ve vicadanı adalettten yana olmaz.
Doğmatik (Yaradılış) bir adaletin temsilciliğini değil, zorbanın ve baskının temsiciliğini savunur halde kalır ancak.
İlahi adalet, doğa kanunları kadar doğal ve insan vicadanı kadar terazilidir.
İnsana uygun en değerli ve insanı yüceltecek tek kanun yolu, ilahi adalet yoludur.
Vicadan yoludur.
İnsan yoludur.
Bilim yoludur.
İlim yoludur.
En felsefi olan tek yoldur.
Sözde değil, özde adaletten yana olanlara merhaba.
26 Ocak 2020
bektaş Tosun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*

Open chat