Home » Makale » AŞI NEDEN İNANDIRICI DEĞİL?

AŞI NEDEN İNANDIRICI DEĞİL?

AŞI NEDEN İNANDIRICI DEĞİL
Aşının inandırıcı olması için bağımsız bir üretim ve bilim adamları tarafından üretilmelidir aşılar.
Yıl 1995’lere kadar dünyaca bütün sağlık sektörleri, devlete bağlı ve devlet denetim ve kontrolünde bir sistem olarak varılığı herkes tarafından bilinirdi.
Tek bir sağlık sigortasına dayalı, diş, göz, ilaç, sağlık, hastane, doktor gibi sağlığın her kolu tek bir sigorta kartımızla uygular ve hiç bir sorunla karşılaşmazdık.
1995’ten sonraki süreçte, bütün sağlık kurumları özel sektörlere devredildi.
Özel sektörler, her bir sağlık kolunu, ilacı, hastaneyi, dişi, gözü farklı bölümlere ayırıp, sigorta pirimleri ile oynamaya başladılar. İlaçların ucuz ve pahalısı, hastanenin kalitelisi, göz ve dişe farklı bireyin kendi katkı payını oluşturup tam bir sömürü düzeniyle, halkın sağlığını rantçıların paylaşım pazarına yem olarak sunmuşlardır.
Eskiden bir salgın olunca hiç kuşku dahi duymadan, bilim adamlarının açıklamalarına inanır ve katılırdık.;
Şimdi hangi bilim adamı, hangi sektörün, ilaç fabrikasının, aşı üreten firmanın bilim adamı olduğunu bilemiyoruz. Eskiden bilimi satın almak oldukça az rastlanan bir konumdu şimdi ise konuşan bilim adamının kimin adına konuştuğunu anlamaya çalışıyoruz.
Helde bu corana salgını, kimden nereden geldiği tartışmaları, dünya nüfusunun azaltılması, Çin’de başlayıp, 2 hafta içinde en çok ölümüm, İtalya ve Ispanya’da olması, Amerika’da ölümlerin önlenemeyişi, aşının şahibeli üretimi, on farklı çeşit aşının oluşması gibi onlarca olumsuz ve gerçeklerden uzak bir süreci hep beraber izliyoruz.
Hergün hala ortalama 200 insan hayatını kayıp ediyor. Dünyada hergün ölü sayısı
onbinlerle hesaplanıyor hala kesin bir aşı bulunamamıştır.
Ben şahsen hem aşı olmuş hem de aşı olmamış herkese aynı seviye ile yaklaşıyorum.
Kendimi koruyorum.
Kendi çıkarları için hiç bir yasak ve korunma yok, başkalrı için hep yasak ve salgın korkusuyla evde tutmak.
Çok da büyük vurgunların döndüğü bir farklı sürecin uygulandığı bir pazar paylaşımıdır bu pandemi süreci.
Benim için bu aşının hiç mi hiç bir inandırıcılığı yoktur.
Haa bak! Corana olurmuyum?
Bilmem. Ola bilirimde. Ben de insanım ve grip olmak yeni bir salgın değil.
Bu salgında, gribin biraz ağırlaşmış halidir.
Nasıl bir silah tüccarları oluşmuş ise, şimdi de daha farklı bir silah tüccarları oluşmuştur sağlık sektörü adı altında.
Bombayla, kurşunla, roketatarla, havantopu ile değil, aşı, ilaç, antibiotika, iğne gibi farklı silahlarla halk artık risk altında bir yaşam biçimine mahkum edilmiştir.
Bu korku düzenine karşı durmak en insani görevdir bence.
Bu bir aldatmacadır. Bu sürecin haklı olanlarını en geç 3 yıl içinde anlaşılacaktır.
Sağlık sektörünün, tüccarların elinden alınıp, devletin, sağlık bakanlığına bağlanması için yeni bir mücadele vermek gerekir bence.
En azından sağlığımızı azda olsa yekından kontröl altına almış oluruz.
Adamın hastaneleri var, Sağık Bakanı. Rantın başında, sağlıktan sorumlu olursa, benden güven beklenir mi?
Devlet hastaneleri aynı pareleldeki rançıların elinde.
Ekmeğimizle oynadıkları yetmiyormuş gibi şimdide sağlığımızla oynuyorlar.
Şimdilik direniyorum. Ta ki, polis gelip evimden alıp aşıya götürene kadar.
Kimseye de aşınızı olmayın, aşınızı olun demiyorum.
Akıllıca düşünmek gerekir.
Saygılarımla.
Not:
12 Eylül. Askeri faşist diktatötlüğün yıl devriyesidir.
Ama hiç gitmediki 12 Eylül. Apoletsiz faşizm ile devam ediyor. Coranadan daha tehlikelidir.
11 Eylül 2021.
Bektaş Tosun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*

Open chat