Home » Alevilik » ALEVİ YOL TAKVİMİ

ALEVİ YOL TAKVİMİ

ALEVİ YOL, EDEB-ERKAN’INI BÖYLE BELLİ OLMAYAN BİR YÖNE DOĞRU GÖTÜRÜLMESİ ALEVİ TAKVİMİNİN BİLİNMEMESİNDEN KAYNAKLANMAKTADIR.
Sevgili Canlar Hakk Yolunun Talibleri yolumuza sahip çıkalım.
Alevi bir düşünür olan Pir Ömer Hayyam güneş takvimini astronomik, matematiksel olarak 1 yılı 365 gün 6 saat olarak hesapladığı ve 21 Mart “Nevruz” yılbaşı olarak belirle dikten sonra, Selçuklu Sultanı Celali Melikşah’a sunulup onun tarafından 1079 yılında uygulamaya konulduğu için ‘’Celali Takvimi’’ deniliyordu. 1582’de Papa Gregory bu güneş takvimini İsa’nın doğumunu 0 ( sıfır) milat başlangıç olarak sabitleştirdiği için, bugün dünyada ‘miladi’ takvim olarak anılıp genel olarak dünya çapında kullanılmaktadır. Miladi takvimle İsa’nın doğum günü yani Noel bayramı ve 1 ocakta miladi takvimin yılbaşı olarak belirlenmiştir.
BU TAKVİMLE HIRİSTİYANLAR ALEVİ İNANÇ GÜNLERİNE MÜDAHALE EDEREK ASİMİLE ETMEK İSTEMİŞLER.
HİCRİ TAKVİMİ
Hicrî takvim, Ömer’in halifeliği zamanında. 622 deki Hicretten 17 sene sonra, Miladi 639’da,[1] toplanan bir meclis tarafından Ali’nin önerisiyle, Hicretin gerçekleştiği yıl 1 olarak kabul edilerek oluşturulmuştur. Bundan önce yıllar rakamla değil o yıl gerçekleşen önemli olayların isimleriyle anılmakta idi. Örneğin: Fil senesi, Fil senesinden iki sonraki sene, Kabe’nin tamirinin yapıldığı tamir senesi, sel senesi gibi.
Yolumuzun EDEB-ERKAN’INI bozuyorlar, bozanlarda kendi içimizde yaşayan kurtçuklardır. Bunlar Yolu Erkanını bilmediğimiz, bize ait olmayan bir Dinin kurallarına uydurularak Paket ve Performas olarak CEM yapmaktalar. Hakk Yolu Aleviliğin Doğayla iç içe yürüyen bir Yolu, Erkanı, Rızalığı vardır. Xızır Cemi ve Alevilikle hiç alakası olmayan Şii inancında kutsanmış, Cami İmamları adına Cem yapmaları Alevilik inancına uygun değildir.
Ayrıca Bayramlarda veye diğer günlerde Canlara kıyıp kurban yapmak ve onlar için Cem yapmakda Hakk Meydanımızın EDEB-ERKAn’ına uygun olmaz. Alevilikte Cana Kıyan her kim olursa olsun CEME-ERKANA alınmaz. Hatta hiç bir avcı ceme giremez. Aleviler Can almaz cana Can verir.
CANA NEFES OLMAK İÇİN ALEVİ EDEB ERKANI ileYAŞAMAK GEREKİR
Bir Can yaşamı boyunca EDEB-ERKAN’la yaşamış ve Bedenindeki Canı=Nefesi aldığı yere geri verip, Hakka yürümüş ise.
Yaşamı boyunca Cem Erkanına gitmiş Yoluna, Pirine İkrar vermiş ve Alevi olarak yaşamışsa. Canını Hakka verdikten sonrada hayatında nasıl yaşamış, nasıl Cem-Cıvat yapmışsa aynen öylede Hakka Uğurlanırken Şin u Şıvanla CEMLE, DARLA, DİDARLA, RIZALIKLA uğurlanması gerekir. Başka şekli Alevi EDEB-ERKANINA uygun olamaz. Hele hele başaka Dinlerin Kitaplarını alevilik adına kutsıyarak okumak ise başlı başına bir senaryo ve uydurma bir inanıştır.
Canlarımız yaşarken bir yıl içinde hangi günlerde hangi tarihlerde Cem yapacağının takvimini bilmediği için. Başkaların dayattığı bir Takvime uyarak kendi kendimizi asimile etmiş oluyoruz. Alevi Yol Erkanı Görgü Sorgu Dar Didar günleri belli. Hangı gün Rızalıkla Paylaşım yapacağıda belli.
Bir dip not.: (Alevi CAN için her gün aynıdır ne zaman nerde isterse orda Cem olur Hak’la Hakk olmak için Lokmalarını dağıtır Semah döner. Bu bir Ziyaret olur, bir evde olur, yaz olur kış olur, gece olur gündüz olur fark etmez. Aleviler herzaman heryerde Özünü dara çekip temizliyebilir. Bu bir iç yolculuk olmalı ve kendi eksiklikleri ilehesaplaşma olmalı. )
DAB ALEVİ TAKVİMİ
Kutsal saydığımız, niyetlerimizi, istemlerimizi sunuduğumuz kapılara hangi günlerde, tarihlerde gitmeliyiz, sunum yapmalıyız.
Alevi-Bektaşi Hakk Yolu Kainatın, Doğanın döngüsü içinde Güneş sistemi ile şekillenmiş Mevsimlerle görede Takvimini belirlemiştir.
Bu Takvim geceyle gündüzün, birlendiği yada bir diğerini iki katı kadar uzun olduğu günlere denk gelir.
1. Şubat sonu ile Martta Hetf-Mal’lar / Hefto-Mal’ larla başalayan doğanın döllenmesi ile 21 Mart Nevroz la doğanın doğum yaptığı gün ve Yılın başlangıcı ile İlk-Bahar Mevsiminin Başlamsında. Gece Gündüz 12 şer Saat olarak musavi/ eşitlenirler. Yani doğanın dengelendiği günde. Gece ile Gündüz, birbirine ikrar verir. Gündüz geceden Rızalık alır ve uzamaya başlar. 20 yi 21 Marta başlayan Gecede doğa doğum yapar ve bahar doğar. Hakkın bir parçası olan DOĞA, Kuzey yarımkürede bugün doğmuştur.
Yeni yıla gelmeden Heft-Mal’larda Dersim, Koçgiri ve yakın bölgelerde 7 ila 12 gün arasında oruçtutulur. 20 Mart Günü oruç sona erer ve 21 Martta Nevroz Sabahı erkende AŞURELER Pişirilir, Lokmalar hazırlanır. Mezarlar ziyaret edilir. Gulbanglar ve Devriyeler okunur. Bazıları burda Lokmalarını paylaşır. Çoğu Ziyarete gider orda Aşureler ve Lokmalar sunulur Doğa ile içiçe eğlenceler yapılır Ateşler yakılır, üstünde atlanılr. Akşamda Nevroz-Ana Cemi Yapılır ( Çoğu Canlarımız Nevroz-BABA der, hiç kimse Nevrozun eril olduğunu söyliyemez, Nevroz isim olarak hem Kızlara hemde Erkeklere verilir. Fakat Doğanın Doğum yaptığı bir gün olması sebebi ile NEVROZ-ANA-CEMİ Daha uygundur doğrusuda bu olmalı) 21 Mart 1 gün Resmi Tatil yapılmasını öneririz.
Not.: 21 Mart İslam halifesi İmam Ali’nin doğum günü değildir.. Sünni Şii İslami ve diğer tarihi resmi kaynaklar, İmam Ali’nin “Fil yılından” 30 yıl sonra ( M.S 600 ) yılında, 13 Recep ayı Cuma günü Kabede doğduğunu söylüyor. Doğum yılı 599, 600, 601 olarak gösteren kaynaklar var. Hangi tarihi hadis belge kaynağı baz alırsak alalım, bilimsel tarihi matematiksel açıdan İmam Ali’nin doğum tarihini 21 Mart Newroz’a denk getirmek mümkün değildir. Buda İslamın, Şianın Nevruzu sabote etmek ve asimile etmek için uydurulmuş bir tarihtir.
Şubat Sonuyla 19 Mart arası. Hefte-Mal’lar / Cemreleri. kısa olarak anlatayım. Xızırdan sonra gelen günlerde oruçlar tutulur.
Bunların en önemlisi. Güneşin kuzey yarımkürede günlerin uzaması. Cemrelerin gelişi ile Isı önce Havaya, Sonra Suya, sonra Toprağa düşer ve Puslu günler geride kalır. Güneşli günlerin başlaması ile Kurmanci ve Kurmanciki Hefte Ma / Yedi Ana,yada Hefte-Mal / Yedi Ana evi, denlilen Cemrelerin başlamasıdır. Hefte-Ma /Mala Qıcık, Küçük Ana/ Ana evi ve Hefte-Ma / Mala Mezın. Büyük Ana / Ana evi. Küçük Ana için 5, Gün. Büyük Ana için 7 Gün dür yas. Burda Toprak Ana ve Ana Tanrıça için Toplam 12 gün oruç/ yas tutulur.
Buna MATEM denier. ( Ma= Ana, yani Toprak Ana =Büyük Ana, Ana Tanrıça= Küçük Ana. İkiside MA dır
Tem=Puslu Yıldız.
Güneşin tüm Kış boyu bulutların arkasında olması onu puslu gösterir. Güneşin böyle göründüğü zamanlarda, kuzey yarım küreye yatay vurur, yeterli ışık ve sıcaklık sunamadığında. Toprak Ana -Ana Tanrıça uykuda ölü gibidir. Toprak Ana-Ana-Tanrıça Hakka Yürüdü. Işığı Puslu görünüyor. Yastayız manasındadır. Bunun için Toprak Ana, Ana Tanrıça için. Mu-Harem de. Ma-Tem vardır. Mu= Ana, Harem= Kadının / Ananın dünyası. Mu-Harem= Ana-Kadına ait olan dünya. Yılın bitim ve başalngıç ayı olan Mu-Harem de Ana Kadın= Ana Tanrıça
Toprak Ana. için Ma-Tem’deyiz derler.
Toprak Ananın ve Ana-Tanrıçanın ışığı görünmediği için Yılın Sonu ve yeni yılın başlangıçı olan Muharem Ayında Matem yani Yas tutulur.
Bu ayda her zaman sabittir. Çemrelerde olur ve 21 Mart Nevruzla, Puslu Yıldız yani Güneş 12 saat gibi ve giderek günlerin uzamasıyla Toprağı ısıtarak canlılığı başlatması ile görünür ve Yas sona erer. 21 Mart aynı zamanda Gün dönümü ve doğa Ananın doğum yaparak doğayı canlandırır ve yeni yılın başlangıcıdır.
21 Martta Bayram havasında şenlikler yapılır, ve Matem sona erer.
Not.: MS 962-3 Bağdat’ta devlet meselelerinin Büveyhlileri eline geçmesiyle,. Sonraki yıllarda Muizüd-devlet (h 945-67) Şii bayramlarını başlattı. Özellikle Hz. Hüseyin’in 680 de Kerbela da katledilmesinin yıldönümü hatırasına Muharremin 10. günü genel yas tutma adeti ve Zilhicenin 18. günü Gadir Hum bayramın kutlanmasına başlandı. (1) Görüldüğü gibi bu oruç yas anlamında tarihte ilk kez Kuzey İran’dan gelmiş Buyid Hanedanlığının (Büveyoğulları) hilafetlerini ilan ettikleri (932-1055) tarihte başlamıştır. Safevi hanedanlığının kurucusu Şah İsmail’in 1502 yılında İran tahtına geçmesiyle Şii inancı devletin resmi dini olarak bütün ülkeye dayatılmış;
Büveyhiler’in bağdat hâkimiyeti 945 te ele geçirdiler ve 946 da 12 İmam yasını ve orucunu resmen kabul ettiler. Büveyhiler tarafından 946 Bağdat’ta başlatılan Muharrem ayında yas tutulması geleneği kanunlaşarak canlandırılmış ve daha da ayrıntılandırılmış; ve ilk üç halifeye , Ebu Bekir, Ömer ve Osman’a toplu bir şekilde lanet okuma ve küfür etme uygulaması başlatılmıştır. (2) Yas veya 12. İmamı anımsamak için tutulan bu oruç Büveyhi-oğulları tarafından başlatılmış Şah İsmail ile şekillendirilip 1503 yılından itibarende 12 İmam kültü Anadolu Aleviliğine sokulmuştur. Buda bize gösteriyorki Evladı Resul Sülalsine bağlanması gibi bir sülale name düzenleten Şeyh Safiyüddin Erdebilî , Şah İsmailin Dedesi hacdan sonra kendisine birde Seyidlik unvanını alarak Erdebil Tekkesinden Safavi Kızılbaş Devletini kurar. Bu kızılbaşlığı iyi araştırmak gerekir Aleviler Kızılbaşmı ? Özelikle Şeyh Cüneyid ve şeyh Haydar Ocaklarımızı Asimile edenlerdir. Ve bir Çok Hak yolu Pirlerinin Çocuklarına secereler düzenliyerek, onların Evladı Resul olmaları için ikna ederler, ikna edemediklerinede Para vs vererek ikna etmişt ve Evladı Resu Unvanına kavuşturmuşlar.
Ateşler yakılır ve üstünde atlanılır. Aşure Lokmaları ve diğer kansız lokma sunumları bu Gün paylaşılr. Başka bir gün değil.
İçimizdeki vicdanı, Dünyadaki eşitsizliklere karşı Newroz ateş ile ayaklandıra bilmeliyiz. Aşk ile 2. 26 Mart Hallacı-Mansur En-El-Hakk ve hakkla Hak olma gününde Hak Meydanı Ceminin yapılması. Her Erkanda Mansur darına dururuz, fakat Mansur Cemi yapmayız. (Gidip uyduruk Bayram Cemleri vs yapmayın Mansur Cemi Yapın) 3. 1 Mayıs Dünya Emekçiler günü. 1 gün dünyanın her yerinde Resmi tatil yapılmasını öneririz. 4. 4 Mayıs Dersim Tertelesi, Alevi Soykırımları Pıretostosu günü. 4 mayıs 1 Gün resmii tatil yapılmasını öneririz 5. 5 ve 6 Mayıs Hıdır İlyas Doğa Cemleri ve şenlikleri. 6. 21 Haziran günü. Abdal Musa Doğa Cemleri yapılır ve yılın en kısa gecesi ve gündüzün en uzun zamanıdır. Hasata başlama günü olarak Köylerde Orak Bayramı Doğada Kurdun, Kuşun Hakkı verilir, ve Komşularla lokmalar paylaşılır. 21 Haziranda Gece Gündüzden Rızalık alır ve uzamaya başlar. 7. 2 ila 3 Temmuz Pir-Sultan Anma ve Madımakta ve Çorumda Nefesleri / Canları Alınan Canların yasını tutma ve pıretosto günü. 8. 16 Ağustos Hace Bektaş- Kadıncık Ana anma etkinlikleri. Bu Gün Devlet tarafında Dergahin 16 Ağustos 1964 Müze yapılması günüdür. . Buda Hünkarı Türk ve sünnü yapmak ve asimile halkasına onuda katmaktır. 9. 21 Eylül Dünya Barış ve Sevgi Bayramı o gün Geceyle Gündüzün bir yıl içinde 2. kez müsevi olur ve gece gündüzden rızalık alır. Gece uzmaya başlar böylece gündüzde yavaş yavaş yorgunluk uykusuna dalar. 21 Eylül Bağ Bozumu Hasat bayramı ve Şarap bayramı olarak kutlanırken aynı zamanda Toprağı işleme yani Ekim zamanıdır. olarak kutlanır. 1 gün Resmi tatil yapılmasını öneririz. 10 . 15 Kasım Seyid Rıza ile Börklüce Mustafa ve yoldaşlarını anma günü. 11. 25 Kasım kadına şidetleri pretosto günü. ( 25 Kasım; 1960’da Dominik Cumhuriyeti’nde faşist Trujillo Hükümet’ine karşı ezilenlerin verdiği bu büyük mücadelede sembol haline gelen Mirabel Kardeşlerin tecavüz edilerek öldürüldüğü gündür. ) 12. 10 ila 19 Aralık 1978 Maraş katliamı Pıretosto Günü. ( 2000 Gazi Ulucanlar, Rıoboski katliamları ). 13. 21 Aralık Gündönümü Gecenin en uzun gündüzün enkısa olduğu bu gün Gündüz geceden Rızalık alıe ve uzamaya başlar ve 24 Aralık GAĞAN PAYLAŞIM BAYRAMI ve Kış Şenlikleri günü. Gağan’da 1 ila 3 Gün Oruç günleri vardır. 2 gün Resmi Tatil yapılmasını öneririz. 21 Aralık tan 1 Ocak arası GAĞAN PAYLAŞIM BAYRAMI.
20/ 21 Aralık Gündönümünden bir kaç gün sonra Gağan günüdür. GAĞAN.: Kürtçe/ Zazaca bir kelimedir (( Ga= Öküz. Ğan= Sütveren. Gağan süt sağmaktır. Yani süt veren öküz. Gağan zamanı öyle bir zamanki paylaşımın yapılamasına dahi öküz süt vererek paylaşıma katkı sunmuş. Gağan hakkında bir çok mitolıjik hikaye anlatılır onlardan biri bence günün önemine ve alevilik felsefesine uygun olanıdır.
Mitolojik bir Hikayede alıntı.: Yaşlı bir kadının yaşlı bir öküzü varmış. Yetim kalan komşu çocuklarına her gün süt götürür onları doyururmuş. Komşular Da-Piirin inekleri yok bu Sütü nerde buluyorda, çocuklara veriyor. Bakmışlarki güneş doğmadan ahıra gidiyor bir barkaç dolusu sütle çıkıyor. Sorduklarında ”mın Ga-Gağan” dermiş ( Ben öküzü sağdım) ve ogünden bu yana yardımlaşma gününe GAĞAN Bayramı demişler.)) Kürt Alevi coğrafyasında. Aleviler tarafından günümüze kadar kutlanan İnançsal, Felsefi yardımlaşmayla pekişen geleneksel bir etkinliktir. Gağan Kürtçe’nin Zazaca ve Kurmanc‘iden geldiği biliniyor. Kışın en keskin ayı olan Aralık’ayına denk getirilen bu inanç tamamen doğa ile ilintili olduğu bilinmektedir.
21 Aralık Gecenin en uzun gündüzün en kısa olduğu bir Gün dünümüne denk geldiği bu günde Gündüz geceden Rızalık alır ve uzamaya başlar. Güneş ve Ay’ın dönüşümü ve gezegenin soğuması gibi inanç ve doğal olaylardan yola çıkılarak, yeni bir başlangıç için Oruçlarla, Niyetlerle tutulan Cemlerle arınma, duru olma zamanlarının başalngıcıdır diyebiliriz. Alevilerin bulunduğu kuzey yarım kürede Alevi yaşam alanlarında, yiyecekleri daima kıt kanat olmuştur. Bu nedenle yardımlaşmaya ve paylaşıma büyük önem verilmiştir.
Aleviler İnsanca ve inanış olarak yardımlaşma ve paylaşımcılık bayramı olan gün dönümü 21 Aralık’ta sonra gündüzlerin bir kaç dakika uzadığı ve ilk Perşembe akşamı GAĞAN akşamı olarak kutlanır. Dersim, Koçgiri, Adıyaman, Maraş, Malatya, Adana, Erzincan , Kayseri, Adana gibi Alevi ve Alevi Kürtler de 21-25 Aralık tarihleri arasına denk gelen Salı Gününde başlıyarak Perşembe gününe kadar oruç tutulur ve Cuma günü Gağan Bayramı olarak kutlanılır. Bu bayramda Bilge Canlardan İki can biri Kalık, diğeri Pirik olarak köyün çocukları ile birlikte maniler, türküler, nefesler söyliyerek kapı kapı dolanıp, kimi evde un, kiminde buğday, kiminde bulgur, kuruyemiş, şeker gibi yiyecekler lokmalar toplarlar. Burda toplama sırasında önemli olan kim ne verdiği değil, kimin kıtkanat geçinebilidiğini verdiği lokmadan çıkarmaktır. Toplanan yiyecekler en fakirin evinde pişirilip, birlikte tüketilirken geri kalan pişirmedikleri yiyecekleri o evde bırakırlar, böylece bu tolama günüde, köyde kimin yiyeceği az olduğu tesbit edilir. Pir’e bildirilir, Pir durumu iyi olan canlara, ihtiyacı olanlara yardım etmelerini söyler ve yardım yapmalarını sağlar. Paylaşımın Hakk Yolu gereği böyle günlerde tesbit edilerek yardım yapılırken, kime nekadar yardım edileceğide tesbit edilmiş olur. Pir veya bir Ehil Can varsa Cem de tutulur. Aralık ayına Kürtçede Maha Gağan’e/ Gağan Ayı denir. 14. XIZIR bir ayağı ocakta bir ayağı şubatta dır. Bunun için 13- 14 -15 Şubat günleri 3 gün oruç tutulur ( Bazı bölgelerde 5 ve 7 günde oruç tutulur ) Xızır Cemi yapılır. 2 gün resmi tatil yapılmasını öneririz. Xızır / Hızır. Aleviliğin en çok kutsadığı Xızır zamanı milladi Şubat ayının ilk Perşembesinde Oruçlar başlar, 14 ve 15 Şubata gelen veya bu tarihe yakın gelen Perşembe Akşamına kadar oruç tutulur ve Perşembe Akşamı Xızır CEMİ yapılır. ( Xızır Oruçları bölgelere göre değişiyor. 7 gün, 5 gün ve 3 gün oruç tutulan bölgeler var). Xızır Cemleri herkasin katıldığı arınma ve öğreti Cemleri dir. Not.: Aziz Valentine günü.; Papa Gelasius tarafından 496 yılında 14 Şubat’ı sevgililer günü ilan ederken. Xızır Cemini sevgililer günü ile aynı sevyeye indergiyerek. Xızırın asimile olmasını istemesindedir, başarılı olamadılar.
Ayrıca Xızır aylarında Görgü Sorgunun yapıldığı İkrarlıların özlerini dara çekip bir birlerine Rızalık verdikleri Cemlerdir. Xızır Alevilerin gönlünde, bilincinde var olan ihtiyaç duyulduğunda, dara düşülğünde medet umulan manevi bir güç ve kurtarıcı olarak görülür. Xızır İnsanların çağırdığı her yerde hazır ve nazır olan, koruyup kollayan dara düşeni kurtarandır. Fakat Hakkikate kurtarıcı olan İnsanın kendisidir.
Xızır nefestir HAVANIN serinliği. Xızır Ateştir ilimin IŞIĞI ve delili. Xızır Paktır SUYUN temizliği. Xızır Sırdır TOPRAĞIN bolluk ve bereketi. Xızır gönüllerde özlem ve umuttur. Xızır dilden dilekleri, gönüllerde muratları verendir. Xızır yarendir, haldaştır, yoldaştır.
Sevgililerin umudu kavuşturanıdır, yaraların yerini bilen ve mehrem olandır. Xızır yoksulun, güçsüzün, kimsesizin, mazlumun, hasreti özlemi ve umududur. Xızır’ın uğradığı her yer Can bulur. Şeksiz, şüphesiz candan çağrılıp, yetiş carımıza, medet ya Xızır denildiğinde, hiç umulmayan bir anda biri çıkar yardım eder, ne sen bilirsinki o Xızırdır, nede yardım eden bilir ki o bir Xızır görevi yapmıştır.
Kendi özüne varan, gönlünü, vicdanını genişleten, geliştiren, bilincini olgunlaştıran, anlamadığını aklıyla tartan ve araştıran insan, insani kamil ve bilgedir. Bilge İnsan Xızırdır ve toplumsal yaşamda adaleti, güvenci temsil eden bir bilim insanı, bir sembolüdür.
15. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü
1 gün resmi Tatil yapılmasını öneririz.
Kaynaklar:
Alan Çalışmasında.: Boğazören Köyünde. Fatma Yıldırım 90 Yaşın Üzeri. Gunede Reyerden Reyberin Tornu Xanım Koçak 85 Yaşında.
Eski Derede Dursun Yılmaz 80 yaşında.
Zarada Nahide İlhan 77 Yaşında ( Gağan ve Heft-Mal üzerine)
1. Pir Mustafanın Tornu Pir Seyid Bayi bir Sohbettimizde. 85 yaşında. Bamasor Ocağı Pirim-Murşidim. Düzançayır.
2. Pir Mahmut Yıldız. Kureşan Ocağı. Berlin
3. Pir Kekko Koçak Bamasor ocağı sohbetleri Elyazmaları, Tercümeleri, Mektupları Babam.
4. Pir Haşim Kutlu. Bozatlı Hızır ve Hakk-Yol-Erkan Meydan. Hakka vardı.
5. Özcan İnce Xızır Hakkyol Ebeş/ Koçgiri.
6. Doğu mitolojisinde kadın Weşanen Jinen Serbılınd 1999 basımı.
7. Evelyn Reed Kadın Evrimi. Çeviren Şemsa Yeğin.
8. Ricardo Coler. Kaddın Kırallığı son Ana erkil toplum. Çeviren Filiz Öztürk.
Not.: Şeyh Safiyüddin İshak Erdebilî (d. 1252 – ö. 1334 Erdebil), Safevi Hanedanına ismini veren kişidir.
Kendisi Kuzey İran’da bulunan Gilan vilayetinde ikamet eden, 13. yüzyılın büyük bir sufisi olan Şeyh Zahid Gilani ‘nin damadı ve halefidir. Şeyh, oğlu Sadreddin Musa (1334-1391), onun oğlu Hoca Alaaddin Ali (1391-1429), onun oğlu Şeyh İbrahim (1429-1447), onun oğlu
Şeyh Cüneyd (1447-1460) ve onun oğlu
Şeyh Haydar (1460-1488) yolu ile, Safevi Devleti’nin kurucusu Şah İsmail ‘in atasıdır.
Bunlardır Hakk Yolunu Şiaya adapte edenler.
İlk resmi Aziz Valentine günü, Papa Gelasius tarafından 496 yılında 14 Şubat’ta ilan edildi
Ali Koçak
25 Aralık 2020 Berlin Ali Koçak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
*